RAPCİTY

RAPCİTY

rap,grafiti,hiphop,breakdance,kilp,mp3


    CEZA TTNET MÜZİK RÖPORTAJI

    Paylaş
    avatar
    Admin
    Administrator
    Administrator

    Erkek
    Takımı :
    Ruh hali :
    Doğum tarihi : 12/03/93
    Mesaj Sayısı : 260
    Yaş : 25
    Nerelisin : bursa
    Takma Adı : cino
    Favori Rapcin : Hepsi
    Kayıt tarihi : 09/03/08

    Kişisel ileti/Not defteri
    . .: RAPCİTY İYİ EYLENCELER DİLER

    CEZA TTNET MÜZİK RÖPORTAJI

    Mesaj  Admin Bir C.tesi Nis. 11, 2009 7:51 am



    Rap denince Türkiye'de ilk akla gelen isim
    Ceza, TTNET MÜZİK'in konuğu oldu. Sayısız hitin birçok albümün ve
    birçok düet şarkının ardından ilk kez bir düet albümle hayranlarının
    karşısına çıkan Ceza "Bomba Plak" ile 2009'da da patlama yapacağa
    benziyor. Ünlü rapçiyle yeni albümünü, rap müziği ve yeni projelerini
    konuştuk...


    Bu albüm uzun zamandan beri bekleniyor. Bugüne kalmasının nedeni nedir?
    Çıkış
    için belli bir tarih verilmemişti zaten. Tabii ki çalışma sürecinde
    ufak tefek aksilikler yaşandı. Ayrıca albümü en kusursuz hale getirip
    dinleyicilere sunmak için de ince eleyip sık dokuduk. Killa Hakan’ın
    ve benim, konser ve diğer çalışmalarımız da oldu arada ama şükür ki
    yetiştirdik.

    Albüm, Türkiye ve yurtdışı olmak üzere iki baskı hazırlandı. İkisi arasında ne gibi farklar var?
    Türkiye'deki
    ilk baskı özel versiyon olarak sadece 7500 adet basıldı; içinde özel
    görüntüler, video klipler, sticker ve poster olarak özel bir dizaynla
    sınırlı sayıda satışa sunulacak. Parçaların hepsi Türkçe. Meles, Ayaz
    Kaplı, Gekko gibi düetler var albümde. Avrupa’da çıkacak versiyonda ise
    bazı yabancı sanatçılar bize kendi dillerinde seslenecekler... İki
    albümdeki parçaların çoğu birbirinden farklı. Avrupa’da çıkacak olan
    için henüz belli bir tarih yok...

    Rap, söze dayalı bir müzik türü, Türkçe bir albümün yurtdışında anlaşılma şansı nedir?
    Emin
    olun ki fazlasıyla anlaşılıyor ve hissediliyor. Benim daha önce
    yaptığım albümler de Türkiye dışında piyasaya çıktı ve birçok yabancı
    dinleyici tarafından sevildi, beğenildi. Türkiye dışında Amerika ve
    Avrupa olmak üzere 100’den fazla konser verdim. Bunların bir çoğu
    yabancı organizasyonlardı. Birçok ülkeden hayranlarım var. Ayrıca
    ülkemizde nasıl insanlar anlamadıkları dilde sanatçıları dinliyorlarsa
    biz de aynı şekilde bunu yapabiliriz. Müziğin ne kadar evrensel
    olduğunu konserlerimde bana eşlik eden yabancı dinleyicilerim
    ispatlıyorlar.

    Albümün hem Türkiye hem de yurtdışı versiyonunda pek çok düet bulunuyor...
    Türkiye
    versiyonunda Ayaz Kaplı, Meles ve Gekko gibi düetler bulunmakta. David
    Paolon, Akşit Uğurlu, Nht, Bekir Karaoğlan gibi prodüktörler var. Ümit
    elektro saz ve bağlama ile, Mesut Barani keman ile bize eşlik ettiler.
    Türkiye dışında çıkacak olan versiyonda da Sido, Alpagun, Xavier
    Naidoo, Jonnesman, Kerry James, Tommy S ve daha birçok isim, parçalarda
    kendi dilleriyle yer aldılar...

    "Baştan sona
    sokakların dili ve sokak yaşamını anlatan" bir albüm olduğunu
    söylüyorsunuz. Pek çok rapçi "popüler" olduktan sonra sokak kültüründen
    uzaklaşmakla eleştirilir, siz de kendinizi sokak kültüründen uzaklaşmış
    hissediyor musunuz? "

    Dinlenip beğenildikçe tanınmak ve popüler
    olmak kaçınılmaz. Ne mutlu ki çok uzak diyarlara, milyonlarca insana
    müziğimi ulaştırabildim ama kesinlikle popüler olmak gibi bir amacım
    yok, olmadı da. İşinizi iyi yapıyorsanız herkes sizi eninde sonunda
    fark eder. Ben çok uzun zamandır bu işle uğraşıyorum, birçok insan beni
    daha yeni tanıyor. Yani bu bir anda olan bir iş değil. Müziğim virüs
    gibi yayıldı ve yayılmakta. Her zaman ciddi şeylerden bahsettim. Hep
    sorumluluk sahibi olduğum için; hep duygusal, samimi, eleştirel ve
    sosyal içerikli sayısız şarkı yaptım. Birçok farklı tarzda müzik yapan
    sanatçılarla farklı deneyimler, çalışmalar yaptım. Sözlerimi ve
    konuları herkesin anlayabileceği şekilde seçip yazmaya çalışıyorum.
    Hapishanelerden gecekondulara, Diyarbakır’dan New York’a kadar
    dinleyenlerim var ayrıca “underground” diye bağıranların çoğu aile
    desteğiyle yaşayan, geçim derdi ve sorumlulukları olmayan, basit ve
    ucuz müzik yapan, benim yıllar önce geçtiğim yola daha yeni giren,
    heyecanlı, genç arkadaşlar. Eğer işi bilinçli yapmaya başlarlarsa beni
    daha iyi anlayacaklardır. Kimse merak etmesin, yüzüm her zaman sokağa
    dönük. Milliyet gazetesi reklamı bunun en güzel örneklerindendir...

    Rap, Amerika kaynaklı bir müzik, oysa siz "Delight" şarkınızda Amerikalı rapçileri eleştiriyorsunuz. Sizce kötü olan nedir?
    Aslına
    bakarsanız türkülerimiz ve sanat müziği haricindeki tüm müzikler
    yabancı kaynaklı. Ben o parçada Amerikalılardan çok, bizi
    Amerikalılarla bir tutanlara örnekler gösteriyorum. Video klipte de
    göreceksiniz, Amerikalılar gibi her şeyin sahibi değil, hizmet eden
    olarak gösterdik kendimizi. Ayrıca kadınları aşağılamadan değer
    verdiğimizi gösteren sözler var. Kadınlar mal ya da sadece et parçası
    değil bizim için. Porno objesi ya da materyal de değil. Yerli plaka
    klibinde de buna benzer bir anlatım vardı. Kadınlar özeldir,
    değerlidir. Sadece bu fark bizim batıdan fazlasıyla ayrılmamızı
    sağlıyor. Ayrıca esprili bir şekilde Amerikan kliplerinde olan küfür ve
    söylemlere göndermeler yaptık. Benim etrafımda, toplumumda aç ve muhtaç
    insanlar varken kiralık arabalar, elmaslar, kolyeler vs. gibi imajlarla
    insanların önüne çıkamam. Bu parça biraz eleştirel ama moral verecek
    şekilde, insanları eğlendiren bir çalışma oldu. Albümün en hareketli
    parçası da bu...

    Albümde politik ve sosyal içerikli birçok
    konuya değindiğinizi söylüyorsunuz...Savaş, ırkçılık, çıkar ilişkileri,
    yolsuzluk, politik çarpıklıklar ve daha birçok konudan bahsettik. Kavga
    etmeden, kırmadan dışarı nasıl enerji verilebileceğini gösterdik. Daha
    iç dünyamızla ilgili, şahsi ve duygusal konular da var. Hiçbir albümde
    duymadığınız, küfür olmayan sert söylemler var.

    "Bomba Plak"ın sizin için şimdiye kadar yaptıklarınızdan farklı bir albüm olduğunu söylüyorsunuz. Ne gibi farklar var?
    İlk
    kez Türkiye ve Almanya’dan iki sanatçı böyle bir çalışma sundu. Ben
    İstanbul, Killa Hakan ise Berlin’den. Yıllardır Almanya’da Türkçe rap
    müziği en iyi icra eden isim olan Killa Hakan’la yaptığım bu çalışma
    ilk düet albümüm oldu. İlk kez bütün çalışmalar Avrupa’da yapıldı.
    Dinleyenler ve bizi takip edenler fazlasıyla farklılığı hissedecekler.


    Berlin'deki rap atölyeleri nasıl gidiyor? Türkiye'ye taşımayı düşünüyor musunuz?
    Berlin’e
    "Ceza & Friends" adlı gençlere yönelik bir workshop çalışması için
    davet edildim. Biraz İngilizce haricinde yabancı dilim olmamasına
    rağmen Arap, Afrikalı, Alman, Türk ve daha birçok ulustan gençlerle çok
    zevkli bir iş yaptık. Onlara DJ Volkan T ile birlikte rap dersleri
    verdik. Open mic, stüdyo kayıt, ritm, rap ve söz yazma teknikleri,
    sahne ve mikrofon gibi çalışmalar... Volkan’ın Almanya’da yaşaması,
    bazen çevirmenler ve biraz İngilizce sayesinde çocuklarla çok iyi
    anlaştık. Yaklaşık 30 ders yaptık, ilk derste elleri titreyen gençler
    son derste inanılmaz söz yazıp, rap yapmaya başlamışlardı. Finalde o
    gençlerle bir konser yaptık ve aileleri, arkadaşları, projeyi
    destekleyenler hayranlıkla izlediler. Benim için güzel bir deneyim
    oldu.

    Türkçe rap'in gidişatını nasıl görüyorsunuz?
    Çok
    güzel örnekler çıkmaya başladı, yeraltı kaynıyor. Dinlediğim sağlam
    rapçiler var, daha da iyi olacağından eminim. Özentilik, heyecan,
    kompleks ve kıskançlık yüzünden çıkan çürük elmalar ise azalıp yok
    olacaklar. Hak eden kimsenin yolunu kesmeyen, hak yemeyen ve çalışan;
    eninde sonunda istediğini elde eder.

    Yurtdışında
    rap müzisyenleri genellikle klanlar, gruplar halinde çalışmalar
    yapıyorlar, Türkiye'de de genelde öyle. Bu gruplaşma, bu rekabet rap'i
    besleyen bir durum mu?

    Açıkçası bu kavgaların hiçbiri benim
    ve buradaki insanların karnını doyurmuyor. Şu an Batı’daki kavgaların
    çoğu bilinçli ve danışıklı. Milyonlarca doların döndüğü bir piyasaları
    var. Buradaki kavgalar daha çok hırs, rekabet ve duygusallıktan
    oluşuyor. Bu işi yapanlardan istediğim dünya ve toplumdaki
    düzensizliklere ışık tutacak sözler ve davranışlar içinde bulunmaları.

      Forum Saati Paz Kas. 18, 2018 2:41 pm